Türk-Rus ilişkilerinin barış güvercinleri: Antalya’daki Rus gelinler (Analiz)

mevzu-derin-rus-gelin

Bilindiği üzere geçtiğimiz yılın 24 Kasım’ında Rus uçağının düşürülmesinden sonra Türk-Rus ilişkileri daha da olumsuz şekilde derinleşmiştir. Bu yaşanan siyasal kaos kuşkusuz Antalya’daki turizm ekonomisini de olumsuz derecede etkilemiştir.

Ülkeler arasında barışın sağlanmasındaki en önemli sosyokültürel yapılanmalardan birisi ise farklı milletlerdeki bireyler arasında gerçekleşen uluslar arası evlilikler ve sınır ötesi evlilikler kavramıdır. Antalya şehri, Türkiye’ye evlilik göçü ile gelmiş yabancı gelinlerin en çok yaşadığı şehirler arasında İstanbul’dan sonra ikinci sıradadır. Antalya şehri yabancı uyruklu insanların çok şehir olma özelliğinin yanı sıra kozmopolit yapısıyla birlikte Antalya’da yabancı uyruklu Rus kadınların ve gelinlerin ilk sırada yaşadığı şehir olma özelliğiyle önemli bir yere sahiptir.Bu sebepten ötürü Antalya’da yaşayan Türk erkekleriyle evli Rus gelinlerin varlığı günümüzde olumsuz bir şekilde duran Türk-Rus ilişkilerini dengeleyici bir öneme sahip olabilir.

Antalya’da yaşayan Türk erkekleriyle evli yabancı gelinlerin büyük çoğunluğunu Rus gelinler oluşturmakla birlikte TUİK’in açıkladığı 2015 istatistiki verilerine göre Antalya’da yaşayan 1581 yabancı gelinler arasında Rus kadınlar ilk sırada bulunmaktadır. Tez çalışmam için yaklaşık 4 ay içerisinde Antalya’nın 7 ilçesinde 120 yabancı gelinle derinlemesine görüştüm.120 görüşmeciden 48’i %40’ı olmak üzere, Rus’tu büyük çoğunluğu oluşturan örneklem uyruğuna sahiptiler.

Buyazıda ağırlıklı olarak yabancı gelinlerden özellikle Rus gelinlerin bir kısmının karşılaştığı sosyokültürel sorunları ve Türk ataerkil aile yapısına sağlamalarındaki uyum sorunlarını yansıtacağım.

Antalya’da yaşayan Rus gelinlere göre, Antalya’yı yaşamayı ilgi çekici hale getiren en önemli sebepler Antalya’daki turizm alanındaki istihdam olanakları ve Antalya’nın sahip olduğu sıcak iklimi, denizi ve güneşi yani iklimsel özelliklerindeki avantajları kuşkusuz. Antalya’nın sahip olduğu bu avantajları ise bir görüşmeci şöyle belirtiyor:
“-Bu toplumda yaşamanın avantajları ise; her şeyden önce coğrafi konumu bana avantajlı geliyor. Denizi, güneşi, iklimi diye özetleyebilirim. Antalya’da yaşamayı ilgi çekici hale getiren diğer özelliklerse bana göre; turizm alanındaki istihdam olanaklarının yanı sıra sahip olduğum sosyal çevreydi. İşimin hep burada olması ise en büyük avantajımdı.”

Görüşülen 48 Rus gelinini %’ 57 si ataerkil aile yapısın uyum sağladınız mı sorusuna yanıtını verdi. Bu cevabı verenlerin hepsi aynı zamanda eşlerinin aile reisi olduğunu belirtirken aile içindeki önemli kararların Türk erkekleri olan eşlerinin verdiğini vurguladılar.

48 görüşmeciden sadece biri din değiştirdiğini belirtmiştir. %’ 97’si ise din değiştirmediğini ve neden dinini değiştirmediği hususuna ise dinlerine olan bağlılıklarını söyleyerekten ve bu benim kendi kararım dediler.
Kuşkusuz kültürel açıdan uyum sağlamalarındaki en önemli sorun dil sorunu olsa da 48 görüşmeden sadece 11’i Türkçe bilmediğini belirtti. Bu aslında çoğunun dil açısından sorun yaşamadıklarının göstergesi. Dil açısından sorun yaşayanlar da belediyenin Türkçe kurslarına giderek Türkçe dilini öğrenmek ve geliştirmek geliştirmek istediklerini belirtmiştir.

Diğer yandan katılımcılara Türkiye’deki milli bayramları kutlar mısınız sorusu yöneltildi? Sadece 22 katılımcı evet dedi. Buna göre, Antalya’da yaşayan Rus gelinlerin milli bayramlara katılma ilgisinin oldukça düşük olduğunu söylemek mümkündür.

Diğer yandan 48 görüşmecinin hepsi Türk eğitim sisteminin bozuk olduğunu belirtti. Gerçekten eğitim sisteminin değişmesi için bir şeyler yapılmalıdır.

Büyük çoğunluğu Antalya’da turizm sektöründe çalışıyorken veAntalya’da tatillerini yapıyorken eşleriyle tanışıp evlendiklerini belirttiler. Bunun yanı sıra yaklaşık %10’u internet üzerinden arkadaşlık siteleri ve sosyal medya aracılığıyla eşleriyle tanışıp evlendiklerini belirttiler, bizim ülkede yerel evliliklerde bu oran ise binde bir oranında.
Benim gördüğüm büyük çoğunluğu ataerkil topluma fazlasıyla çoktan uyum sağlamışlardı; Türk kadınlarından daha iyi Türk yemeği yapıyorum diyene bile rastladım.

Toplumsal açıdan çoğu Türk toplumunda yaşamanın avantajları olarak Türk toplumunun misafirperver, nazik, yardımsever olduğunu belirttiler. En önemlisi ise kadın olarak çoğunun özgürleştirdiklerini belirtmeleriydi.Bir yabancı gelin bu hususta aynen şöyle diyordu:

“Bu toplumda, kadın özgürlüğü var. Rusya’ya göre burası süper, burada şiddet görmüyorum. Türkiye’de kadınlar Rusya’daki kadınlara göre daha özgür. Rusya’da evden çıksan ne olacak, başına ne gelecek bilmiyorsun. Ben her yerde yaşadım, Türkiye’nin birçok yerini gördüm; hem kadın olarak hem vatandaş olarak burası daha rahat.”
Diğer yandan Türk erkeklerinin aşırı kıskanç yapıları en önemli faktördü: Bizim erkekler kadın olarak bizi hiç kıskanmazlar Rusya’da; erkek dediğin kıskanır, eşim ben açık giydiğimde beni eleştirirse benim çok hoşuma gider aslında. Annem bana çok iyi bir ailem olduğunu söyledi Türkiye’de, benden daha iyi hayat şartlarında yaşıyorsun diyor; sizin anneniz bunu der mi! Bizim ülkede de erkeklerin değeri yüksektir, çalışanlar genelde hep kadınlardır, kadınlar da erkeklerden nüfus olarak daha fazladır; Rusya tek kelimeyle kadınların ülkesi oldu. Biz de boş verelim erkekleri dedik; erkeklerden az içen, çok çalışan kadın olarak hep biz olduk. Her şeyi erkekler fazlasıyla sınırlarını çok aşarak yapıyorlar zaten. Evlenmek istiyorsak işte bu yüzden kadın olarak yurtdışına gitmeliyim diyoruz. Rusya’da uluslararası çöpçatanlık sitelerine üye olan milyonlarca genç kadını üye olarak görürsünüz; ben, arkadaşlarım da var kaç tane kaç tanesi internette tanıştığı kendilerine göre yabancı adamlarla evlenmeyi o kadar çok istiyorlar ki. Arkadaşlarım Almanya’da, Kanada’da, Güney ve Kuzey Amerika’daki erkeklerle internette tanışıp evlendiler. Rus kadınlar böyle sitelerde gördüğüm kadarıyla evlenmede daha çok tercih ediliyorlar; özellikle İngiliz erkekleri tarafından rağbet fazla; bir Moldovalıyı, bir Ukraynalı kadını bir İngiliz erkeği tercih etmez.”
En çok yaşadıkları zorluk vatan özlemleriydi. Gurbette yaşamanın bedeli kimine göre çok ağırdır. Biri bu hususta aynen şöyle diyordu: “Evliliğimde yaşadığım zorluk olmasa da yabancı gelin olarak tek sıkıntım, Rusya’yı ve oradaki ailemi özlemekti. Ben evliliğimi kadın olarak gerçekten çok iyi deneyimlediğimi belirtebilirim.”

Bir diğeri aynen şöyle diyordu: “13 yıldır evliyim; 2.evliliğim ilki Rus erkeği ileydi. İlk kocam Rus
ve iyi olmasına rağmen, 2.kocam olarak Türk’le evlendim. Orada evliliğim fesh olmadığı için burada vatandaşlık olmadığı zamandı. Benim ailem en başta istemedi Türkiye’ye gidip de evlenmemi; çünkü ilk damatları Rustu; onu çok sevmişlerdi, ondan ayrılmamı hiç istememişlerdi, ben kaçarak geldim evlendim onunla, 13 yıldır da Rusya’daki kendi ailemle görüşemiyorum; kendi ülkemle kendi ailemi o kadar özledim ki.”

Türk toplumunda yaşamanın dezavantajları olarak toplumdaki Rus kadını genellemelerinden ötürü Türk toplumundaki önyargıların olumsuzluklarına işaret ettiler. Çoğu Türk toplumunda Türk erkeklerinden gördükleri taciz olgusunun varlığından şikayetçiydi. Çoğu toplumumuzdaki bazı erkeklerin görsel tacizlerinden tutun da sözlü tacizlerine kadar olumsuz olaylarından bıkmıştı. Bir tanesi vardı aynen şöyle diyordu:“Maalesef evlenmezden önce yabancı kadın olduğum için bir haksızlıkla da karşılaştım. Hiç unutmam evlenmezden önce, Alanya’da çalıştığım otelin plajında tek başıma gezerken, Rus olduğum için önyargılarından dolayı ahlaksız teklif etmişlerdi . Kemer’de de bir Rus kız arkadaşımla geziyorken de bize laf atmışlardı; bu olayları ömrüm boyunca hiç unutamam.”Bir diğerinin söylemine göre ise, “Beni kadın olarak üzen bir olay polisle oldu. Dolmuşa binmiştim bir gün bindiğimde beni alıp yabancı olduğum için yabancılar şubesine götürdüler beni fahişe sandılar; yanımdaki çocuğumu da bunu da o meslekten elde ettin diye beni de çocuğumu da aşağıladılar.”

Türk toplumunda yaşamak kimisine göre hiçbir şekilde avantajlı değildi. Bir tanesi ise aynen şöyle diyordu: “Türk toplumunda bence kadın olarak hiçbir avantajı yok. Kadını insan olarak saymıyorlar. Yeni nesil değişse de benim gördüğüm izlenime göre Türk kadınını bile kadın olarak saymıyorlar, kaldı ki bir de ben yabancı uyruklu kadınım bir de. Erkekler toplumunuzda bencil yetiştiriliyor, kadınlarınız namus çatısı adı altında eziliyorlar. Erkeğin ekonomik özgürlüğü daha fazla olmalı bence Rusya’da böyle değil; Rusya’da tren süren kadınlar bile var; kadınlar her türlü işi yapıyorlar, bizde erkek işi kadın işi diye bir şey yoktur. Erkek dediğin güçlü ve otoriter olmalı bana göre, bir koruyucu ve sahiplenici bir yapısı olmalı bana göre; Rusya’da ise durum daha farklı. Erkek dediğinin ekonomik özgürlüğü daha fazla olmalı; Rusya’da ise öyle değil. Rusya’da kadın sayısı erkek sayısından fazla ve sizin Türk erkeklerinden ilgi görür görmez daha çabuk etkileniyorlar. Çünkü bizim toplumda kadın sayısı erkek sayısından fazla olduğu için erkeklerimizden fazla ilgi göremiyoruz ve genelde toplumuzda en çok çalışan kadın olarak biziz; erkeklerimiz genelde yan gelip yatıyorlar.

Hem kadın olarak ilgi görmüyoruz hem de sömürülen nedense biz oluyoruz. Türk erkeklerinden gördüğümüz ilgi bizi buraya çeken en önemli sebeptir belki de. Bu toplumda kadın olarak yaşadığım en büyük mağduriyetlerde en büyük etken sanırım kültürel farklılıklar olmuştur.

Örneğin komşum olan bir Türk kadınının çocuklarıyla benim çocuklar sokakta oynayacaklardı bir gün; benim çocuğu dövmüşler bir gün; kızıma sen gavursun gelmişsin buraya diyip dışlamışlar. Gavur kadın gibi yakıştırmalarla beni de zaman zaman dışladılar toplumda; bu tür yakıştırma hiç hoşuma gitmedi. Halen aklıma geldikçe çok ağrıma gider.5 yaşında bu yakıştırmayı alan kızım ise halen bazı şeylerden nefret eder; bu sıfat onun üzerinde küçük çocukken gördüğü için derin bir iz bıraktı ”

Sosyal faaliyetlere katılmıyorsunuz sorusuna 48 görüşmeciden 42’si katılıyorum dedi. 6 gelin neden katılmıyorsun sorusuna ise verdikleri yanıt 4’ü zamansızlıktan ve yoğun olduğum için derken, 2’si maddi imkanlarım olmadığım için. Rus gelinlerin kendi aralarında katıldıkları sosyal faaliyetlerden biri ise kendi kültürlerini korumak amacıyla dernek faaliyetlerini yürütmeleri. Bu konuda Rus gelinlerin Antalya’daki aktif ilk dernek faaliyetleri 1991 yılında başlamış. Bu konuda Antalya’da dernek faaliyetlerini aktif olarak yaptığını belirten bir Rus gelin şöyle diyor:

“Tam da 25 yıl önce Sovyetler de dağıldıktan sonra Antalya’da yeni gelmiştim; o zamanlar Rus kadınlar arasında dernekçilik ve lobicilik faaliyetlerini ben başlattım. O zamanlar benim gibi Rus kadınlar pek gelmiyorlardı daha sonralarda gelmeye başladılar; ülkemizde ekonomik krizler daha fazla artınca, yeni bir ülkenin kurulmasıyla toplumsal boşluğumuz vardı. Diğer yandan o zamanlarda yaşanan savaşların da etkisiyle erkeklerimizin çoğu öldüler; o zamanın kadının sayısı erkek sayısından çok fazlaydı. Ekonomik krizlerden iş de bulamıyorduk; kadın olarak göç etmeliydik hem evliliğimiz hem de iş bulmak için; ben de o zamanlarda böyle sebeplerde eski Sovyetlerden kaçıp göç eden kadınlardan birisiyim; Rus kadınlar lobicilik faaliyetlerini de benden öğrendiler,”
Uzun vadede Antalya’da yaşayan Rus gelinlerin sayısının fazla olması ve gelecekte de artabileceği umudu günümüzde olumsuz bir şekilde duran Türk-Rus ilişkilerinin düzelmesinde ve iyileşmesinde bir umut niteliği taşıyabilir.
Hayatta her coğrafyadan arkadaşı ve sosyal çevresi olan uluslararasıilişkiler uzmanı olarak tecrübe ettiğim bir şey var: ”Milletin iyisi kötüsü değil; insanın iyisi kötüsü olur.”

Yorum Ekle